İçeriğe atla
Sekizinci Kısım — Diğer hususlar

2020/20 sayılı Genelge Başlık 55510 sayılı kanunun ek-10 uncu maddesi kapsamında olanlardan işsizlik sigortası kesilmemesi

kesilmemesi Bilindiği gibi 4447 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin ikinci fıkrasında; "Bu Kanun, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile ikinci fıkrası kapsamında olanlardan bir hizmet akdine dayalı olarak çalışan sigortalıları, 4857 sayılı Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışanlardan 5510 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında işsizlik sigortası primi ödeyen isteğe bağlı sigortalılar ile aynı Kanunun ek 6 ncı maddesi kapsamındaki sigortalıları ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde açıklanan sandıklara tabi sigortalıları kapsar." hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanuna 23/4/2015 tarihli ve 29335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4/4/2015 tarihli 6645 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi ile eklenen Ek 10 uncu maddesinde; "Kurumla sözleşmeli özel sağlık hizmeti sunucuları tarafından Kuruma bildirilen hekimlerden Kurumca belirlenen yüzdelik oran içerisinde kalan ve sözleşme kapsamı branşlarda fiilen hizmet sunan sağlık hizmet sunucusu bünyesindeki hekimlerle sınırlı olmak üzere, a) İl Sağlık Müdürlüklerinden çalışma izni almak suretiyle ve 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanuna aykırı olmayacak şekilde sözleşme ile çalıştırmış oldukları hekimlerden aynı zamanda fatura karşılığı hizmet alımı yaparak, b) Bir iş sözleşmesine tabi olmamakla birlikte, İl Sağlık Müdürlüklerinden çalışma izni almak suretiyle ve 1219 sayılı Kanuna aykırı olmayacak şekilde hekimlerden fatura karşılığı hizmet alımı yaparak, genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilere vermiş oldukları sağlık hizmetlerini Kurumca belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak fatura etmeleri hâlinde, verilmiş olan sağlık hizmetlerinin bedeli Kurum tarafından karşılanır.

Şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişiler, özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hizmet vermeleri hâlinde sözleşmelerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılır. Ancak, bu maddenin yayımı tarihinden önce 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışılan sürelere ilişkin haklar saklıdır.” hükümleri yer almaktadır.

Söz konusu hüküm gereğince, 23/4/2015 tarihinden itibaren özel sağlık kurum ve kuruluşları ya da vakıf üniversitelerinin, mesleğini serbest olarak icra eden hekimlerden veya şirket ortağı olan hekimlerin şirketleri vasıtası ile fatura mukabilinde hekimlik hizmeti satın almaları halinde bu hekimlerin sigortalılık statüsünün belirlenmesinde, hekimin ortağı/sahibi olduğu şirket ile hastane arasında yapılan hizmet alım sözleşmeleri esas alınarak, sözleşmede hekimin 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı olacağı yönünde hüküm bulunması halinde, bu hekimlerin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalı sayılacağı, aksi takdirde söz konusu hekimlerin 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılacakları 3/7/2015 tarihli ve 2015/19 sayılı Kurumumuz Genelgesinde açıklanmış olup, ayrıca özel sağlık hizmeti sunucularında görev yapan hekimlerin sigortalılığının belirlenmesinde dikkate edilecek usul ve esaslar belirtilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar sonucunda; 4447 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işsizlik sigortası primi kesilebilmesi için sadece 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olmak tek başına yeterli olmayıp aynı zamanda hizmet akdine dayalı olarakta çalışmak gerektiği dikkate alındığında, 23/4/2015 tarihinden itibaren özel sağlık hizmet sunucuları ya da vakıf üniversiteleri ile hekimin ortak olduğu şirket arasında sağlık hizmeti verilmesi ve hekim tarafından verilen sağlık hizmeti bedellerinin de şirket tarafından düzenlenen fatura karşılığında sağlık hizmet sunucusu tarafından hekime değil hekimin ortağı olduğu şirkete ödenmesi amacıyla yapılan hizmet alım sözleşmeleri ile mesleğini serbest olarak icra eden hekimlerle özel sağlık hizmet sunucuları ya da vakıf üniversiteleri arasında serbest meslek makbuzu karşılığı hizmet alınmasına yönelik sözleşmelerin, Borçlar Kanunu ve İş Kanununda düzenlenmiş olan hizmet sözleşmesi unsurlarını taşımaması bu sözleşmelere dayalı olarak hizmet alınan hekim ile sağlık hizmet sunucusu arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmaması nedeniyle bu kapsamdaki hekimlerin söz konusu sağlık hizmet sunucularındaki çalışmalarının hizmet akdine dayalı olmadığı değerlendirilmiştir.

Bu bakımdan, şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişilerin, özel sağlık hizmeti sunucuları tarafından 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bildirimlerinin yapılması halinde, 2015/19 sayılı Genelge uyarınca özel sağlık hizmet sunucuları ile yaptıkları hizmet alım sözleşmesinin onaylı bir örneği sağlık hizmet sunucusundan temin edilerek, sözleşme metninde çalışmanın Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendine tabi sigortalı sayılacağının düzenlenmesi nedeniyle bildirimlerinin (4/1-a) kapsamında yapıldığı anlaşılan hekimlerden Kanunun Ek 10 uncu maddesinin yürürlük tarihi olan 23/4/2015 tarihinden itibaren işsizlik sigortası primi kesilmemesi ve Kurumumuza olan bildirimlerinin 13 nolu belge türü ile yapılmasını teminen sosyal güvenlik il müdürlükleri/ sosyal güvenlik merkezlerine yapılacak müracaatlar üzerine gerekli tanımlamanın yapılması icap etmektedir.

Buna göre yukarıda açıklandığı gibi 5510 sayılı Kanuna 23/4/2015 tarihli ve 29335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4/4/2015 tarihli 6645 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi ile eklenen Ek 10 uncu maddesi kapsamında 4/1-a kapsamında bildirilen hekimlerden 23/4/2015 tarihi itibariyle kesilen işsizlik sigortası primlerinin talep edilmesi halinde; 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca sigortalı hissesinin sigortalıya, işveren hissesinin ise varsa borçlarına yoksa işverene iade edilmesi, iade edilen tutarların Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne aktarılacak işsizlik sigortası primlerinden mahsup edilmesi, bu kapsamdaki hekimler için tahakkuk etmiş ancak ödenmemiş olan işsizlik sigortası primleri var ise bahse konu tahakkukların da iptali yapılacaktır.

Kaynak: 2020/20 sayılı İşveren İşlemleri Genelgesi · tablo ve örnekler PDF'ten metne dönüştürüldü, düzeni bozuk olabilir · metin kontrolü 07.10.2026

Bu başlıktan sorular

Bu maddeye dayanan 1 çözümlü soru var. İlk 1 tanesi kayıt gerekmeden burada.

1
5510 sayılı Kanunun ek 10 uncu maddesi kapsamında özel sağlık hizmeti sunucusunca, sözleşmesine dayanılarak 4/1-(a) kapsamında bildirilen hekimler için 23/4/2015'ten itibaren işsizlik sigortası primi bakımından hangisi doğrudur?
İşsizlik sigortası primi kesilmesi için 4/1-(a) kapsamında olmak yetmez, hizmet akdine dayalı çalışmak da gerekir. Bu hekimlerin çalışması hizmet akdine dayanmadığından 23/4/2015'ten itibaren işsizlik sigortası primi kesilmez ve bildirimleri 13 nolu belge türüyle yapılır. (2020/20 sayılı Genelge 8/0/5)
Bu konudan daha fazla soru çöz →