Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını istiyebilir.
İptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taallük ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (Davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahküm edilir.
İptal davası üzerine üçüncü şahıs da, mamelekinde hasıl olacak eksikliğin borçludan tahsilini aynı davada istiyebilir. Bu talep, iptal davasının tefrik edilerek daha önce hükme bağlanmasına mani değildir.
İptal davasını kaybeden üçüncü şahıs, karşılık olarak şeyi veya bedelini borçludan veya iflas masasından geri istiyebilir.
Batıl bir tasarruf neticesinde kendisine ödenilen şeyi geri veren alacaklı eski haklarını muhafaza eder.
Kendisine bağış yapılan iyi niyetli ise yalnız dava zamanında elinde bulunan miktarı geri vermeye mecburdur.
Kaynak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu · mevzuat.gov.tr ↗ · metin kontrolü 12.10.2026
Bu maddeden sorular
Bu maddeye dayanan 8 çözümlü soru var. İlk 3 tanesi kayıt gerekmeden burada.
1
İptal davası kabul edilen alacaklının, dava konusu taşınmaz üzerindeki hakkına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Md. 283/1'e göre iptal davası sabit olursa davacı, dava konusu taşınmazın davalı üçüncü kişi üzerindeki kaydının düzeltilmesine gerek olmadan haciz ve satışını isteyebilir. (İİK md. 283)
2
İptal davası sonucunda kendisine bağış yapılan iyi niyetli kişi İcra ve İflas Kanununa göre neyi geri vermekle yükümlüdür?
Kendisine bağış yapılan kişi iyi niyetli ise yalnız dava zamanında elinde bulunan miktarı geri vermeye mecburdur (İİK md. 283).
3
İptal davası, davalı üçüncü kişinin elinden çıkardığı mallar yerine geçen değere ilişkinse İcra ve İflas Kanununa göre üçüncü kişi hakkında nasıl hüküm kurulur?
İptal davası üçüncü kişinin elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere ilişkinse, üçüncü kişi bu değerler oranında ve davacının alacağından fazla olmamak üzere nakden tazmine mahkûm edilir (İİK md. 283).