2020/20 sayılı Genelge Başlık 1.1Zamanaşımının kesilmesi
6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinde, zamanaşımının hangi hallerde kesileceği belirtilmiştir. Kurum alacağı için zamanaşımı işlemeye başladıktan sonra bu maddede sıralanan işlemlerden en az birinin gerçekleşmesi durumunda, zamanaşımının kesilmesinde geçmiş olan süre ortadan kalkar ve kesilmenin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılı başından itibaren yeniden işlemeye başlar.
Zamanaşımını kesen haller aşağıda belirtilmiştir.
a) Ödeme: Ödeme, hususi şekilleri uyarınca yapılmışsa, çekin tahsil dairesine veya bankaya verildiği, paranın bankaya veya postaneye yatırıldığı, münakale emri üzerine paranın Kurum hesabına geçtiği gün yapılmış sayılır ve zamanaşımı da o gün kesilmiş olur. Çek veya münakale emrinin herhangi bir nedenle ödenmemesi durumunda, Kurumun borçluya rücu hakkı saklıdır. Bu durumda zamanaşımı kesilmez.
b) Haciz uygulanması: Borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile alacak ve haklarına haciz uygulanması zamanaşımını keser.
c) Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan tahsilat: Cebren tahsil ve şekillerini düzenleyen 54 üncü madde uyarınca gösterilen teminatın paraya çevrilmesi, kefilin takibi ve borçlunun iflasının istenmesi sonucu elde edilen tahsilat ile borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarının satılması sonucu elde edilen paralar zamanaşımını keser.
d) Ödeme emri tebliği: Kurum alacağını vadesinde ödemeyenlere, 55 inci madde uyarınca tebliğ edilen ödeme emri zamanaşımını keser.
e) Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi: Kurum borçlusunun 59 uncu madde gereğince mal bildiriminde bulunması zamanaşımını kesme nedenidir.
Borçlunun malının olup olmaması zamanaşımının kesilmesi bakımından önemli değildir.
Zamanaşımının kesilmesi için borçlunun mal bildiriminde bulunması yeterlidir.
Ayrıca, 61 inci madde hükmünce mal edinme ve mal artmalarının, tahsil dairesine bildirilmesi de zamanaşımının kesilmesi için yeterlidir.
f) Yukarıdaki sıralarda gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumların mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması: Zamanaşımının kesilmesi yönünden yukarıda sayılan beş işlemden herhangi birinin bu kişilere de yapılmış olması da zaman aşımını keser.
g) İhtilaflı amme alacaklarında yargı organlarınca bozma kararı verilmesi:
Uyuşmazlık durumunda yargı organlarınca verilen bozma kararı, zamanaşımını kesen nedenler arasındadır.
h) Alacağın teminata bağlanması: Alacağın Kanunda öngörüldüğü şekilde herhangi bir teminata bağlanması, zamanaşımını kesme nedenleri arasındadır.
ı) Yargı organlarınca yürütmenin durdurulması kararı verilmesi: Yargı organlarınca yürütmenin durdurulması kararının verilmesi zamanaşımını keser.
j) İki kamu idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresince, borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile başvurulması: Amme idareleriarasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresince borçlu idareye yazı ile başvurularakalacağını istemesi zamanaşımını keser. Borçlu amme idaresine yazı ile başvurulması, idarecetebellüğ edilmesi manasına gelmektedir.
k) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması: Alacağın özel kanunlara göre ödenmesiiçin müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması da tahsil zamanaşımını keser.
Zamanaşımını kesen işlemlerinden an az birinin gerçekleşmiş olması halinde, işlemin gerçekleştiği tarih itibariyle zamanaşımı kesilmiş olacaktır.
Bu durumda, zamanaşımının;
- 6183 sayılı Kanuna göre tayin edilmiş olduğu durumlarda, yeni zamanaşımı süresi, zamanaşımının kesildiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl olarak, - 818 sayılı Kanuna göre tayin edilmiş olduğu durumlarda, yeni zamanaşımı süresi, zamanaşımının kesildiği tarihi takip eden günden itibaren on yıl olarak, yeniden başlatılacaktır Örnek 1- 2004/Mart ayına ilişkin prim borcunun, 6183 sayılı Kanunun 102 nci maddesine istinaden 1/1/2005 tarihinden itibaren beş yıllık süre içinde tahsil edilmesi gerekmektedir. Bahse konu prim borcu dolayısıyla düzenlenen ödeme emrinin 18/6/2009 tarihinde ilgililere tebliğ edildiği varsayıldığında, zamanaşımı süresi 18/6/2009 tarihi itibariyle kesilmiş olacağından, 6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesine istinaden 1/1/2010 tarihinden itibaren beş yıllık zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlayacaktır.
Örnek 2- 2007/Temmuz ayına ilişkin prim borcunun, Borçlar Kanununun 60 ıncı maddesine istinaden 1/9/2007 tarihinden itibaren on yıllık süre içinde tahsil edilmesi gerekmektedir. Bahse konu prim borcu dolayısıyla 21/2/2010 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı varsayıldığında, zamanaşımı süresi 21/2/2010 tarihi itibariyle kesilmiş olacağından ve Borçlar Kanununun 133 üncü maddesine istinaden zamanaşımı süresi, ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren başladığından, on yıllık zamanaşımı süresi 22/2/2010 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacaktır Diğer taraftan, zamanaşımının;
- Yargı organlarınca bozma kararı ile kesilmesi halinde, zamanaşımı süresi yeni vade gününün rastladığı, - Kurum alacağının teminata bağlanması nedeniyle kesilmesi halinde, zamanaşımı süresi teminatın kalktığı, - İcranın kaza (yargı) mercilerince ertelenmesi/yürütmenin durdurulması kararlarıyla kesilmesi halinde, zamanaşımı süresi durma süresinin sona erdiği, tarihi takip eden takvim yılı başından/günden itibaren yeniden işlemeye başlayacaktır.
Kaynak: 2020/20 sayılı İşveren İşlemleri Genelgesi · tablo ve örnekler PDF'ten metne dönüştürüldü, düzeni bozuk olabilir · metin kontrolü 07.10.2026
Bu başlıktan sorular
Bu maddeye dayanan 8 çözümlü soru var. İlk 3 tanesi kayıt gerekmeden burada.