İçeriğe atla
Altıncı Bölüm — İflas, konkordato ve zamanaşımı

2024/12 sayılı Genelge Başlık 23Konkordato

2004 sayılı Kanunun 285 inci maddesinde yer alan "Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen

veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat

yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep

edebilir." hükmüyle borcun vadesinde ödenememesi veya ödenememe tehlikesinin bulunması,

konkordatoya başvuru için yeterli görülmüştür.

Aynı Kanunun "Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları" başlıklı 294 üncü maddesinde,

mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip

yapılamayacağı, evvelce başlamış takiplerin duracağı, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararlarının

uygulanmayacağı ve bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin

işlemeyeceği,

288 inci maddesinde ise geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı

hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, konkordato talebine istinaden geçici veya kesin mühlet kararı verilmesinden sonra,

mühlet kararı verilen borçlu ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz dâhil hiçbir icra takip işlemi

yapılmayacaktır. Ancak mühlet kararı verilmeden önce yapılmış olan hacizler ile diğer takipler

kaldırılmayacaktır.

Mühlet bitiminde mahkemeden mühletin uzatılması kararının verilip verilmediğinin sorulması

gerekmektedir.

Yargı kararlarında; 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip

yapılamayacağı düzenlemesi uyarınca primlerin tahsilinin imkansız olduğu, bu tahsil imkânsızlığının ise

yönetim kurulu üyesinin veya üst düzey yöneticinin kusurundan değil, doğrudan Kanundan doğduğu,

dolayısıyla yönetim kurulu üyesi veya üst düzey yönetici yönünden 5510 sayılı Kanunun 88 inci

maddesinde yer alan “haklı sebep” kavramı kapsamında kabul edilmesi gerektiği yönünde kararlar

verildiğinden mühlet içerisinde ödenmeyen prim alacaklarının takibinde 5510 sayılı Kanunun yirminci

fıkrası kapsamında tüzel kişilik üst düzey yönetici ve yetkililerinin takibi mümkün bulunmamaktadır.

Ancak, mühlet kararı öncesi dönemlere ilişkin borçların takibinde tüzel kişi hakkında verilen

mühlet kararı, tüzel kişinin üst düzey yönetici ve yetkilileri ile limited şirket olması hâlinde ayrıca

ortakları hakkında takip yapılmasına engel teşkil etmediğinden, mühlet kararı öncesi dönemlere ilişkin

borçların takibinde şirket müdürleri, yönetim kurulu üyeleri, kanuni temsilcileri, üst düzey yöneticileri ile

limited şirketin ortakları hakkında icra takip işlemlerine devam edilecektir.

6183 sayılı Kanunun 101 inci maddesinde, amme idaresi tarafından iflas talebinde bulunulsa dahi

tasdik edilen konkordatonun amme alacakları için mecburi olmadığı hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle

gerek borçlu tarafından konkordato talep edilmesi gerekse Kurum tarafından borçlunun iflasının

istenilmesi durumunda geçici veya kesin mühlet kararı verilen borçlunun borçları hakkında herhangi bir

indirim yapılması, gecikme zammı işlememesi veya borcun vadeye bağlanması gibi sonuçlar Kurum

alacakları açısından dikkate alınmayacaktır.

Geçici veya kesin mühlet kararlarına ilişkin mahkemelerden Kurum ünitelerine/birimlerine gelen

kararlardan ilgili icra takip haciz ve satış servislerinin ivedilikle haberdar edilmesi gerekmektedir.

Kaynak: 2024/12 sayılı 6183 Sayılı Kanun Kapsamında Kurum Alacaklarının Takip İşlemleri Genelgesi · tablo ve örnekler PDF'ten metne dönüştürüldü, düzeni bozuk olabilir · metin kontrolü 14.10.2026

Bu başlıktan sorular

Bu maddeye dayanan 4 çözümlü soru var. İlk 3 tanesi kayıt gerekmeden burada.

1
Konkordato talebi üzerine borçlu hakkında geçici mühlet kararı verilmiştir. Bu kararın Kurum takiplerine etkisine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Geçici veya kesin mühlet kararından sonra mühlet verilen borçlu hakkında ihtiyati haciz dâhil hiçbir takip işlemi yapılamaz; geçici mühlet de kesin mühletin sonuçlarını doğurur (İİK md. 288). Ancak mühlet kararından önce yapılmış hacizler ve diğer takipler kaldırılmaz. Mühlet bitiminde uzatma kararı olup olmadığı mahkemeye sorulur (2024/12, 23).
2
(P) A.Ş. hakkında 1 Mart 2025 tarihinde konkordato kesin mühlet kararı verilmiştir. Şirketin, 2024 yılı aylarına ait ödenmemiş prim borçları ile mühlet süresi içinde vadesi gelip ödenmeyen Mart-Haziran 2025 dönemi prim borçları bulunmaktadır. Şirketin üst düzey yöneticisi hakkında 5510 sayılı Kanunun 88. maddesi kapsamında takip yapılıp yapılamayacağına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Yargı kararlarına göre mühlet içinde primlerin tahsilinin imkânsızlığı kanundan doğar ve yönetici yönünden 5510 md. 88'deki haklı sebep sayılır; bu nedenle mühlet içinde ödenmeyen primler için yönetici takip edilemez. Mühlet öncesi dönemlere ait borçlarda ise tüzel kişiye verilen mühlet, yöneticiler ve limited şirket ortakları hakkında takibe engel değildir (2024/12, 23).
3
Mahkemece tasdik edilen konkordato projesinde, borçlunun tüm alacaklılara olan borçlarında %40 indirim yapılması ve kalanın 24 ay vadeyle ödenmesi öngörülmüştür. Bu konkordatonun Kurum alacaklarına etkisi bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
6183 md. 101'e göre amme idaresi iflas talebinde bulunsa dahi tasdik edilen konkordato amme alacakları için mecburi değildir. Bu nedenle indirim, gecikme zammı işlememesi veya vadeye bağlanma gibi sonuçlar Kurum alacakları açısından dikkate alınmaz. Kurumun iflas talebinde bulunup bulunmaması sonucu değiştirmez (2024/12, 23).
Bu konudan daha fazla soru çöz →