İçeriğe atla
Birinci Bölüm — Kurum alacaklarının korunması

2024/12 sayılı Genelge Başlık 3.2Teminatın değerlendirilmesi

Türk parası itibari değeri üzerinden, yabancı paralar ise resmî kur (T.C. Merkez Bankası döviz

alış kuru) üzerinden değerlendirilecektir. Yabancı paraların borsa rayici yoksa Hazine ve Maliye

Bakanlığı tarafından belirlenen kur üzerinden değerlendirilecektir.

Teminat olarak alınan para Kurum hesabında tutulacak, kıymetli maden, mücevher, ticari senet,

hisse senedi ve tahvil gibi menkul mallar ise muhasebe biriminin kıymetli evrak kasasında saklanacaktır.

Bunların değiştirilmesini ve kaybolmalarını önlemek için her türlü tedbir alınacaktır.

Banka teminat mektupları mutlaka süresiz ve şartsız olmalı ve bunların doğrulukları ilgili

bankalardan teyit edilmelidir.

Sigorta şirketleri tarafından verilen kefalet senetleri mutlaka süresiz ve şartsız olmalı ve bunların

doğrulukları ilgili sigorta şirketinin genel müdürlüğünden teyit edilmelidir.

Devlet iç borçlanma senetleri veya bu senetler yerine düzenlenen belgeler, nominal bedele faiz

dâhil edilerek ihraç edilmiş ise bu işlemlerde anaparaya tekabül eden satış değerleri esas alınır.

Hükümet tarafından belirlenecek milli esham ve tahvilat da teminatın kabul edildiği tarihe en

yakın borsa cetveli üzerinden %15 eksiğiyle teminat olarak kabul edilir. Milli esham ve tahvilatın hangi

şirkete veya ortaklarına ait olduğu Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir.

Menkul ve gayrimenkul mallar, tahsil daireleri tarafından haciz kağıtlarına dayanılarak

haczedilmek suretiyle teminat olarak kabul edilir. Menkul mallara, 6183 sayılı Kanunun 81 inci maddesi

gereğince haczi yapan memur tarafından değer biçilir. Borçlunun başvurusu üzerine veya ünite tarafından

gerek görüldüğü takdirde bilirkişiye değer tespiti yaptırılması mümkündür. Gayrimenkullere ise Kanunun

91 inci maddesine göre bilirkişi görüşü alınarak satış komisyonu tarafından rayiç değer tespiti yapılır.

Kurum alacağının miktarının artması veya alınan teminatın değerinin düşmesi hâlinde, alınan

teminatın mevcut borç durumuna göre artırılması ya da yerine yeni bir teminat gösterilmesi istenilir.

Borçlu verdiği teminatı aynı değerden aşağı olmayan ve paraya çevrilmesi daha kolay başka

teminatlarla değiştirebilir.

Ayrıca, üçüncü şahsın kendisine ait malı başkasının borcuna karşılık teminat olarak vermek

istemesi hâlinde, bu iradesinin ünite yetkililerinin (icra memuru ve sorumlu icra memuru) huzurunda

Genelge ekindeki örneğe (Ek-9) uygun şekilde düzenlenerek imza altına alınması gerekmektedir.

Muvafakat yazısının ünitede düzenlenememesi hâlinde üçüncü şahıs tarafından imzalanmış ve noter

tarafından onaylanmış bir örneğinin üniteye gönderilmesi de yeterlidir.

Muvafakatnamenin tüzel kişiler tarafından verilmesi hâlinde ise ilgili tüzel kişiliğin yönetim

organı (yönetim kurulu, müdürler kurulu, vakıf yönetimi vb.) tarafından karar alınması ve bu kararın

alındığı karar defterinin ilgili sayfasının noter tasdikli örneği ve tüzel kişiliği temsile yetkili kişilerin imza

sirkülerleri de eklenmek suretiyle söz konusu muvafakatnamelerin düzenlenmiş olması gerekmektedir.

Kamu tüzel kişileri bakımından ise muvafakat vermeye yetkili organ (örneğin belediyeler için

belediye meclisi) tarafından usulüne uygun olarak alınan karar örneğinin sunulması yeterli olacaktır.

Fabrikada bulunan makineler ve diğer malların haczi söz konusu olduğu hallerde, öncelikle

bunların bütünleyici parça (mütemmim cüz) veya eklenti (teferruat) yönünden incelenmesi ve bu hususun

tespit edilmesi gerekmektedir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 684 üncü maddesine göre, bir şeye malik olan kimse, o

şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. Bütünleyici parça, yerel âdetlere göre asıl şeyin temel unsuru

olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına

olanak bulunmayan parçadır. Aynı Kanunun 686 ncı maddesine göre, bir şeye ilişkin tasarruflar, aksi

belirtilmedikçe onun eklentisini de kapsar. Eklenti, asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel

âdetlere göre, işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve

kullanılmasında birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır. Eklenti,

asıl şeyden geçici olarak ayrılmakla bu niteliğini kaybetmez.

Yapılacak inceleme sırasında bina, özellikle makinelere uygun gelecek şekilde yapılmış, bütün

makineler betonla yere ve duvarlara sabitlenmişse ve bunların çıkarılması ancak binayı tahrip ederek

mümkün olacaksa ve binanın kıymetini azaltacaksa başka bir deyişle bina ile makineler iktisadi bir

bütünlük teşkil ediyorsa o makineler binanın mütemmim cüzüdür.

Bu makineler mahalli örfe ve malikin açık arzusuna göre fabrikanın işletilmesi veya muhafazası

için daimi bir tarzda tahsis edilmiş ve takılmışsa ve bunların fabrikadan çıkarılması hâlinde binanın

tahribi söz konusu değilse bu makinelerin teferruat olarak kabulü gerekir.

Mütemmim cüzün gayrimenkulden ayrı şekilde haczedilebilmesi mümkün değil iken teferruatın

gayrimenkulden ayrı şekilde ve menkul mal gibi haczedilebilmesi mümkün bulunmaktadır.

Buna göre, öncelikle teferruatın tabi olduğu gayrimenkulün üçüncü bir şahsa ipotekli bulunup

bulunmadığı, ipotekli ise teferruatın ipoteğe dâhil olup olmadığına ilişkin tapu kaydında bir açıklama

bulunup bulunmadığı hususlarının tapu idarelerinden sorularak tespiti ve bu hususun mal sahibinden de

tahkiki ile yapılan araştırmadan sonra, gayrimenkul ipotekli değilse veya teferruat hariç tutulmak

suretiyle ipotek edilmişse teferruatın menkul mal gibi haczedilmesi ve teminat olarak kabul edilmesi, aksi

halde teferruatın teminat olarak kabul edilmemesi gerekmektedir.

Bu şekilde teminat olarak kabul edilen menkul mallar, tapu kaydına teferruat olarak

kaydettirilmemişse haczinden evvel bunların sahibinden teferruat olduğunun tapu sicilinin beyanlar

hanesine kaydettirilmesi istenecek ve gerekli tescil yaptırıldıktan sonra bunların haciz tutanağı ile

haczedilmesini müteakip tapu sicil müdürlüklerine bu menkul malların hacizli olduğu ve ileride

gayrimenkulün rehni hâlinde, teferruatın rehinden istisna edilmesi gerektiğinin tapu siciline şerhi temin

edilecektir.

Ticari faaliyet yapan borçluların, Kuruma olan borçlarına karşılık işletmelerinde bulunan menkul

malları (makine, tezgah vb.) teminat olarak göstermeleri hâlinde, bu malların ticari rehin sözleşmesi

kapsamında rehinli olup olmadığının, Türkiye Noterler Birliğinin web sayfasında bulunan Taşınır Rehin

Sicili (TARES) portalı aracılığıyla sorgulanması gerekmektedir.

Kaynak: 2024/12 sayılı 6183 Sayılı Kanun Kapsamında Kurum Alacaklarının Takip İşlemleri Genelgesi · tablo ve örnekler PDF'ten metne dönüştürüldü, düzeni bozuk olabilir · metin kontrolü 14.10.2026

Bu başlıktan sorular

Bu maddeye dayanan 8 çözümlü soru var. İlk 3 tanesi kayıt gerekmeden burada.

1
Hükümetçe belirlenen millî esham ve tahvilat teminat olarak gösterildiğinde nasıl değerlendirilir?
Millî esham ve tahvilat, teminatın kabul edildiği tarihe en yakın borsa cetveli üzerinden %15 eksiğiyle teminat olarak kabul edilir. İtibari değer Türk parası için, Merkez Bankası döviz alış kuru yabancı paralar için kullanılır; A ve B bu yüzden yanlıştır (2024/12 Genelge, 3.2; 6183 s. K. md. 10).
2
Bir tekstil fabrikasının sahibi, Kuruma olan borcu için fabrikadaki dokuma makinelerini teminat göstermek istemiştir. Yapılan incelemede makinelerin binaya betonla sabitlenmediği, sökülmeleri hâlinde binanın zarar görmeyeceği, ancak fabrikanın işletilmesi için sürekli olarak tahsis edildikleri anlaşılmıştır. Fabrika binası, teferruat hariç tutulmaksızın bir bankaya ipoteklidir. Bu makineler hakkında hangisi doğrudur?
Sökülmeleri binayı tahrip etmeyen ve işletmeye sürekli özgülenen makineler teferruattır. Teferruat menkul gibi haczedilebilir; fakat gayrimenkul ipotekliyse ve teferruat ipotekten hariç tutulmamışsa teferruat teminat olarak kabul edilmez. Makineler mütemmim cüz olmadığından A ve D yanlış; ipotek durumu göz ardı edildiği için C yanlıştır (2024/12 Genelge, 3.2; TMK md. 684, 686).
3
Üçüncü şahısların kendi mallarını başkasının Kuruma olan borcuna teminat olarak vermesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
I. Gerçek kişinin muvafakati ünitede icra memuru ve sorumlu icra memuru huzurunda Ek-9 örneğine uygun olarak imza altına alınır.
II. Muvafakat ünitede düzenlenemezse üçüncü şahsın imzaladığı ve noterce onaylanmış bir örneğin gönderilmesi yeterlidir.
III. Teminat gösterilen mal bir belediyeye aitse belediye meclisinin usulüne uygun aldığı kararın örneği yeterlidir.
Üç ifade de Genelgeye uygundur. Gerçek kişi muvafakati icra memuru ve sorumlu icra memuru huzurunda Ek-9'a göre alınır, ünitede alınamazsa noter onaylı örnek yeterlidir. Kamu tüzel kişilerinde muvafakat vermeye yetkili organın, belediyelerde belediye meclisinin kararı yeterlidir (2024/12 Genelge, 3.2).
Bu konudan daha fazla soru çöz →