İçeriğe atla
Birinci Bölüm — Kurum alacaklarının korunması

2024/12 sayılı Genelge Başlık 6Kurum alacaklarında rüçhan hakkı

Rüçhan hakkı, bir hakkın aynı derece ve nitelikteki diğer haklara üstün tutulmasıdır. 6183 sayılı

Kanunun 21 inci maddesi hükmü ile Kurum alacağına, borçlunun diğer borçlarına karşı öncelik

tanınmıştır.

Söz konusu madde hükmüne göre, üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya

çevrilmeden önce o mal üzerine Kurum alacağı için de haciz uygulandığında, satış bedelinin alacaklılar

arasında garameten taksim edilmesi gerekmektedir.

Kurum alacaklarının da hacze iştirak etmesi hususunun 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre

tebliğ edilmesi gerektiğinden, sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezleri hacze katılmak

ve garame esasları içinde alacağını tahsil edebilmek için mahcuz malların paraya çevrilmesinden önce

haciz kararını alarak haciz bildirisini icra dairelerine göndermek zorundadır. Burada ihtiyati haciz ile

kesin haciz bakımından bir ayrım yoktur. Her iki durumda da hacze katılım imkanı vardır. Ancak, rehinli

alacaklıların hakları saklıdır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 268 inci maddesinin birinci fıkrasında, "261 inci maddeye

göre ihtiyaten haczedilen mallar, ihtiyatî haciz kesin hacze dönüşmeden önce diğer bir alacaklı

tarafından bu Kanuna veya diğer kanunlara göre haczedilirse, ihtiyatî haciz sahibi alacaklı, bu hacze

100 üncü maddedeki şartlar dairesinde kendiliğinden ve muvakkaten iştirak eder. Rehinden önce ihtiyatî

veya icrai haciz bulunması hâlinde âmme alacağı dâhil hiçbir haciz rehinden önceki hacze iştirak

edemez.",

6183 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında ise "Üçüncü şahıslar tarafından

haczedilen mallar paraya çevrilmeden evvel o mal üzerine amme alacağı için de haciz konulursa bu

alacak da hacze iştirak eder ve aralarında satış bedeli garameten taksim olunur. Genel bütçeye gelir

kaydedilen vergi, resim, harç ile vergi cezaları ve bunlara bağlı zam ve faizler için tatbik edilen

hacizlerde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 268 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi hükmü

uygulanmaz."

hükümleri yer almaktadır.

Buna göre, üçüncü şahıslar tarafından haczedilmiş mallar üzerinde Kurum alacağı için tatbik

edilen hacizden önce tesis edilmiş bir rehin bulunmadığı sürece Kurum alacakları, ilk haciz alacaklısı

üçüncü şahsın haczine iştirak edecektir.

6183 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtilen "Gümrük

resmi, bina ve arazi vergisi gibi eşya ve gayrimenkulün aynından doğan amme alacakları o eşya ve

gayrimenkul bedelinden tahsilinde rehinli alacaklardan sonra gelir." hükmü, rehnin varlığı hâlinde

dikkate alınacak olup rehnin bulunmadığı hallerde malın aynından doğan amme alacakları her hâlükârda

öncelikli alacak olarak dikkate alınacaktır. Dolayısıyla, ilk sırada yer alan üçüncü şahsın haczinden önce

malın aynından doğan amme alacaklarına satış bedelinden pay ayrılacaktır.

6183 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, borçlunun iflası, mirasın reddi ve

terekenin resmî tasfiyeye tabi tutulması hallerinde, İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesi dikkate

alınarak amme alacakları imtiyazlı alacak olarak üçüncü sırada yer alacaktır.

5502 sayılı Kanunun 35 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesine göre Kurum

alacakları amme alacağı niteliğinde olup imtiyazlı alacaktır. Buna göre üçüncü sırada, bu sıranın

önceliğini alan bir alacağın bulunması hâlinde, Kurum alacakları da öncelikli alacakla aynı sırada yer

alacak ve bu alacaklar tamamen tahsil edilinceye kadar diğer imtiyazlı alacaklara bir pay ayrılmayacaktır.

Öncelik hakkı bulunan alacak ile Kurum alacağı toplamının, bu sıraya tahsis edilen tutardan fazla olması

hâlinde ise tahsis edilen tutarın garameten taksimi yapılacaktır.

Kaynak: 2024/12 sayılı 6183 Sayılı Kanun Kapsamında Kurum Alacaklarının Takip İşlemleri Genelgesi · tablo ve örnekler PDF'ten metne dönüştürüldü, düzeni bozuk olabilir · metin kontrolü 14.10.2026

Bu başlıktan sorular

Bu maddeye dayanan 4 çözümlü soru var. İlk 3 tanesi kayıt gerekmeden burada.

1
(Y) Şirketi 5 Şubat'ta borçluya ait bir taşınmazı icra dairesi aracılığıyla haczettirmiş, 20 Şubat'ta aynı taşınmaz üzerine (X) Bankası lehine ipotek kurulmuştur. Kurum ise satıştan önce 1 Mart'ta taşınmaza haciz koyup haciz bildirisini icra dairesine göndermiştir. Kurum alacağının (Y)'nin haczine iştiraki bakımından hangisi doğrudur?
İİK 268/1 son cümlesine göre rehinden önce haciz bulunması hâlinde amme alacağı dâhil hiçbir haciz rehinden önceki hacze iştirak edemez. 6183 md. 21 bu cümlenin yalnız genel bütçeye gelir kaydedilen vergi, resim, harç ve cezalarda uygulanmayacağını düzenlediğinden Kurum alacakları bu kurala tabidir. Hacze iştirakte ihtiyati-kesin haciz ayrımı yapılmadığından D de yanlıştır (2024/12 Genelge, 6).
2
Üzerinde rehin bulunmayan ve üçüncü bir şahsın haczettiği taşınmaz satılmıştır. Bu taşınmazdan doğan bina vergisi alacağının satış bedelinden tahsilindeki yeri nedir?
Malın aynından doğan amme alacaklarının rehinli alacaklardan sonra gelmesi kuralı yalnız rehin varsa uygulanır. Rehin yoksa bu alacaklar her hâlükârda önceliklidir ve ilk sıradaki üçüncü şahsın haczinden önce satış bedelinden pay ayrılır. İİK 206 üçüncü sıra (D) iflas, mirasın reddi ve resmî tasfiye hâllerine özgüdür (2024/12 Genelge, 6; 6183 s. K. md. 21).
3
Üçüncü şahıslarca haczedilmiş bir mala Kurumun iştirak edebilmesi için sosyal güvenlik il müdürlüğünün haciz bildirisini en geç ne zamana kadar icra dairesine göndermesi gerekir?
Kurum alacağının hacze iştirak edebilmesi için mahcuz mallar paraya çevrilmeden önce haciz kararı alınıp haciz bildirisi icra dairesine gönderilmelidir. Satış gerçekleştikten sonra yapılan bildirim (C ve D) iştirak hakkı sağlamaz (2024/12 Genelge, 6; 6183 s. K. md. 21).
Bu konudan daha fazla soru çöz →