İçeriğe atla
Birinci Bölüm — Kurum alacaklarının korunması

2024/12 sayılı Genelge Başlık 7İptal davası açılması gereken tasarruflar

6183 sayılı Kanunun 24 ila 31 inci maddelerinde, alacağın tahsili için tüm girişimlerin sonuçsuz

kalması ve malının bulunamaması nedeniyle borçlunun bazı tasarruf ve işlemleri için iptal davası

açılacağı öngörülmüştür.

Buna göre, süresinde veya hapis ile tazyik edilmesine karşın mal bildiriminde bulunmayan,

malının olmadığını beyan eden veya beyan ettiği mallarının borcunu karşılamayacağı anlaşılan

borçlunun, borcun ödeme süresinin başladığı tarihten itibaren geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme

süresinin başlamasından sonra:

1) Üçüncü kişilerle yaptığı bağışlamalar ve ivazsız (karşılıksız) tasarruflar,

2) Kendi verdiği malın, sözleşmenin yapılması sırasındaki değerine göre karşılık olarak pek aşağı

bir fiyat kabul ettiği sözleşmeler,

3) Kendisine veya üçüncü kişi menfaatine kaydıhayat şartıyla irat ve intifa hakkı tesis ettiği

sözleşmeler,

4) Teminat göstermeyi evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak üzere mevcut bir

borcu temin için yaptığı rehinler,

5) Borca karşılık para veya mutad ödeme vasıtalarından başka bir suretle yaptığı ödemeler,

6) Vadesi gelmemiş bir borç için yaptığı ödemeler

hükümsüzdür.

Ayrıca, borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının

veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla borçlu tarafından yapılan tek taraflı

muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muameleler

de tarihleri ne olursa olsun hükümsüzdür.

İptal davalarının açılabilmesi için her şeyden önce kesinleşmiş ve ödenebilir hale gelmiş bir

Kurum alacağının bulunması şart olmakla birlikte, Kurum tarafından yapılmış olan takiplerin sonuçsuz

kalmış olması gerekmektedir.

Diğer taraftan, tasarruf tarihi ne olursa olsun iptal davası açma hakkı, tasarrufun yapıldığı tarihten

itibaren beş yıl geçmekle düştüğünden, iptal istemiyle ilgili olarak tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren 5

yıl içinde dava açılması gerekmektedir.

Sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezleri tarafından borçlu hakkında yapılan

tüm takiplerin sonuçsuz kaldığı durumlarda ünite yetkililerince gerek görülmesi hâlinde, borçlunun 6183

sayılı Kanunun 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerinde düzenlenen hükümlere göre tasarruf ve işlemde

bulunup bulunmadığına ilişkin delillerin tespit ettirilmesi için dosyanın tüm bilgi ve belgeleriyle birlikte

Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurları tarafından incelenmesini teminen ilgili birimlere intikal

ettirilmesi gerekmektedir.

Bu tasarrufların hükümsüz hale gelmesini sağlamak için 6183 sayılı Kanunun 24 üncü

maddesinde belirtildiği gibi iptal davası açılması, bu arada borçlunun borcunu ödememek için yaptığı

işlemlere konu olan mal üzerine, bu mal elden çıkarılmışsa elden çıkaranın diğer malları üzerine, elden

çıkarılan malın değeri tutarınca ihtiyati haciz uygulanması gerekmektedir.

Kaynak: 2024/12 sayılı 6183 Sayılı Kanun Kapsamında Kurum Alacaklarının Takip İşlemleri Genelgesi · tablo ve örnekler PDF'ten metne dönüştürüldü, düzeni bozuk olabilir · metin kontrolü 14.10.2026

Bu başlıktan sorular

Bu maddeye dayanan 4 çözümlü soru var. İlk 3 tanesi kayıt gerekmeden burada.

1
6183 sayılı Kanun kapsamında iptal davası açma hakkı, tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren ne kadar süre geçmekle düşer?
Tasarruf tarihi ne olursa olsun iptal davası açma hakkı tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer. İki yıl (B), iptal edilebilecek tasarrufların ödeme süresinin başlangıcından geriye doğru aranacağı dönemdir (2024/12 Genelge, 7; 6183 s. K. md. 26).
2
Mal bildiriminde bulunmayan bir borçlunun yaptığı bağışlamaların hükümsüz sayılabilmesi için bağışlamanın hangi dönemde yapılmış olması gerekir?
Bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar, borcun ödeme süresinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme süresinin başlamasından sonra yapılmışsa hükümsüzdür. Beş yıl (A) iptal davası açma hakkının düşme süresidir (2024/12 Genelge, 7; 6183 s. K. md. 27).
3
Kuruma prim borcu bulunan (A), mal bildirimine çağrıldığı hâlde süresinde bildirimde bulunmamış; hakkındaki bütün takipler de sonuçsuz kalmıştır. (A)'nın, borcun ödeme süresinin başladığı tarihten 18 ay önce bir dairesini değerinin çok altında bir bedelle üçüncü bir kişiye sattığı anlaşılmıştır. Ünitenin bu tasarrufla ilgili izleyeceği yol hangisidir?
Borçlunun malını değerine göre pek aşağı bir fiyatla sattığı sözleşmeler, ödeme süresinin başlangıcından geriye doğru iki yıl içinde yapılmışsa hükümsüzdür; 18 ay bu süre içindedir. Hükümsüzlük iptal davasıyla sağlanır ve dava sürerken işleme konu mal üzerine değeri tutarınca ihtiyati haciz uygulanır. Ünite dava açmadan malı satamaz (C) (2024/12 Genelge, 7).
Bu konudan daha fazla soru çöz →