2020/8 sayılı Genelge Başlık 5.3İdari Para Cezalarında Tahsil Zamanaşımı Süresinin Kesilmesi ve Durması
Kurumumuzun yasal süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde zamanaşımı süresinin kesilmesi ve durması ile ilgili olarak 3917 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile birlikte 8/12/1993 tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi hükümleri esas alınmaktadır.
5.3.1-Zamanaşımının kesilmesi 6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinde, zamanaşımının hangi hallerde kesileceği belirtilmiştir. Kurum alacağı için zamanaşımı işlemeye başladıktan sonra bu maddede sıralanan işlemlerden en az birinin gerçekleşmesi durumunda, zamanaşımının kesilmesinde geçmiş olan süre ortadan kalkar ve kesilmenin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılı başından itibaren yeniden işlemeye başlar.
Zamanaşımını kesen haller aşağıda belirtilmiştir.
a) Ödeme: Ödeme, hususi şekilleri uyarınca yapılmışsa, çekin tahsil dairesine veya bankaya verildiği, paranın bankaya veya postaneye yatırıldığı, münakale emri üzerine paranın Kurum hesabına geçtiği gün yapılmış sayılır ve zamanaşımı da o gün kesilmiş olur. Çek veya münakale emrinin herhangi bir nedenle ödenmemesi durumunda, Kurumun borçluya rücu hakkı saklıdır. Bu durumda zamanaşımı kesilmez.
b) Haciz uygulanması: Borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile alacak ve haklarına haciz uygulanması zamanaşımını keser.
c) Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan tahsilat: Cebren tahsil ve şekillerini düzenleyen 54 üncü madde uyarınca gösterilen teminatın paraya çevrilmesi, kefilin takibi ve borçlunun iflasının istenmesi sonucu elde edilen tahsilat ile borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarının satılması sonucu elde edilen paralar zamanaşımını keser.
d) Ödeme emri tebliği: Kurum alacağını vadesinde ödemeyenlere, 55 inci madde uyarınca tebliğ edilen ödeme emri zamanaşımını keser.
e) Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi: Kurum borçlusunun 59 uncu madde gereğince mal bildiriminde bulunması zamanaşımını kesme nedenidir.
Borçlunun malının olup olmaması zamanaşımının kesilmesi bakımından önemli değildir.
Zamanaşımının kesilmesi için borçlunun mal bildiriminde bulunması yeterlidir. Ayrıca, 61 inci madde hükmünce mal edinme ve mal artmalarının, tahsil dairesine bildirilmesi de zamanaşımının kesilmesi için yeterlidir.
f) Yukarıdaki sıralarda gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumların mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması: Zamanaşımının kesilmesi yönünden yukarıda sayılan beş işlemden herhangi birinin bu kişilere de yapılmış olması da zaman aşımını keser.
g) İhtilaflı amme alacaklarında yargı organlarınca bozma kararı verilmesi: Uyuşmazlık durumunda yargı organlarınca verilen bozma kararı, zamanaşımını kesen nedenler arasındadır.
h) Alacağın teminata bağlanması: Alacağın Kanunda öngörüldüğü şekilde herhangi bir teminata bağlanması, zamanaşımını kesme nedenleri arasındadır.
ı) Yargı organlarınca yürütmenin durdurulması kararı verilmesi: Yargı organlarınca yürütmenin durdurulması kararının verilmesi zamanaşımını keser.
j) İki kamu idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresince, borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile başvurulması: Amme idareleri arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresince borçlu idareye yazı ile başvurularak alacağını istemesi zamanaşımını keser. Borçlu amme idaresine yazı ile başvurulması, idarece tebellüğ edilmesi manasına gelmektedir.
k) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması: Alacağın özel kanunlara göre ödenmesi için müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması da tahsil zamanaşımını keser.
Zamanaşımını kesen işlemlerinden an az birinin gerçekleşmiş olması halinde, işlemin gerçekleştiği tarih itibariyle zamanaşımı kesilmiş olacaktır.
Bu durumda, zamanaşımının;
- 6183 sayılı Kanuna göre tayin edilmiş olduğu durumlarda yeni zamanaşımı süresi, zamanaşımının kesildiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl olarak, -Mülga 818 sayılı Borçlar Kanuna göre tayin edilmiş olduğu durumlarda yeni zamanaşımı süresi, zamanaşımının kesildiği tarihi takip eden günden itibaren on yıl olarak, yeniden başlatılacaktır.
5510 sayılı Kanun döneminde gerçekleşen fiillere ilişkin olarak zamanaşımının kesilmesi hükümlerinin uygulanması durumunda ise 5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesi hükmü uyarınca zamanaşımının kesildiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren 10 yıl olarak zamanaşımı uygulanacaktır.
Örnek 1- 5/2/2004 tarihli sigortalı işe giriş bildirgesini yasal süresi dışında Kuruma veren işveren hakkında uygulanan idari para cezasının, 1/3/2004 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme süresinin 16/3/2004 tarihinde sona erdiği varsayıldığında, 16/3/2004 tarihinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine ilişkin zamanaşımı süresi geçerli olduğundan, söz konusu alacağa ilişkin zamanaşımı süresi 1/1/2005 tarihinden itibaren beş yıl olarak uygulanacak olup, alacağın bu süre içinde tahsil edilmesi gerekmektedir.
6183 sayılı Kanunun 102 nci maddesine istinaden 1/1/2005 tarihinden itibaren beş yıllık süre içinde tahsil edilmesi gereken söz konusu idari para cezasına ilişkin olarak 18/6/2009 tarihi itibariyle yürütmenin durdurulma kararı verilmiş olması halinde ise o süreye kadar işlemiş olan zamanaşımı süresi kesilecek ve 6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesine istinaden 1/1/2010 tarihinden itibaren beş yıllık zamanaşımı süresi yeniden baştan işlemeye başlayacaktır.
Örnek 2- 2007/Temmuz ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süre içinde verilmemesi nedeniyle işverene uygulanan idari para cezası 6/9/2007 tarihinde tebliğ edilmiş olup, ödeme süresi ise 21/9/2007 tarihinde sona ermektedir. Ödeme süresi 21/9/2007 tarihi itibariyle sona eren alacaklar, Borçlar Kanunu hükümlerine istinaden, ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Borçlar Kanunu hükümlerine istinaden, ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden 22/9/2007 tarihinden itibaren on yıl içinde tahsil edilmesi gereken söz konusu idari para cezasına ilişkin olarak 22/2/2010 tarihi itibariyle borçlunun menkul mallarına haciz uygulanmış olması halinde ise, o süreye kadar işlemiş olan zamanaşımı süresi kesilecek ve söz konusu karar tarihini takip eden 23/2/2010 tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi yeniden baştan işlemeye başlayacak ve 22/2/2020 tarihinin hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle hafta sonu tatilini takip eden ilk iş günü olan 24/2/2020 tarihinde sona erecektir.
Örnek 3- 2017 yılı Mayıs ayına ait aylık prim ve hizmet belgesinin yasal verilme süresi 23/6/2017 tarihinde sona ermektedir. İlgili belgenin süresinde verilmemesi sebebiyle hakkında idari para cezası uygulanan işverene söz konusu cezanın 2/8/2017 tarihinde tebliğ edildiği varsayıldığında, idari para cezasının ödeme süresi 17/08/2017 tarihinde sona erecektir. Söz konusu idari para cezası borcunun tahsil zamanaşımı ise 15 günlük ödeme süresinin dolduğu günü takip eden yılbaşı olan 1/1/2018 tarihinde başlayacak ve 31/12/2027 tarihinde sona erecektir.
5510 sayılı Kanun hükümlerine istinaden 1/1/2018 tarihinden itibaren on yıl içinde tahsil edilmesi gereken söz konusu idari para cezasına ilişkin olarak 19/2/2019 tarihi itibariyle alacağın teminata bağlanmış olması halinde ise, o süreye kadar işlemiş olan zamanaşımı süresi kesilecek ve kesilme tarihini takip eden yılbaşından başlamak üzere 10 yıl olarak zamanaşımı süresi yeniden uygulanacak olup; söz konusu idari para cezasının tahsil zamanaşımı süresi 1/1/2020 tarihinde başlayacak ve 31/12/2029 tarihinde sona erecektir.
5.3.2-Zamanaşımının durması (işlememesi)
Zamanaşımının işlememesi halini düzenleyen 6183 sayılı Kanunun 104 üncü maddesi hükmü uyarınca borçlunun yabancı bir memlekette bulunması, hileli iflas etmesi, terekesinin tasfiye edilmesi gibi hakkında icra takibi yapılmasına imkan bulunmayan hallerde, tahsil zamanaşımı işlemez. Sıralanan sebepler ortadan kalktıktan sonra, duran zamanaşımı kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanunun 91 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “Kuruma olan borçların ertelendiği sürede zamanaşımı işlemez ve ertelenen kısmına gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmaz.” hükmü yer almıştır.
Bu durumda, idari para cezası borçlarının 5510 sayılı Kanunun 91 inci maddesine istinaden afet ve diğer mücbir sebep hâllerinde ertelenmesine karar verilmesi halinde, borçlu hakkında takip yapılamayacağından dolayı, bu süreler içinde de zamanaşımı işlemeyecektir.
Zamanaşımı süresinin kesilmesi halinde, süre yeniden tayin edilmekte; buna karşın, zamanaşımı süresinin durması ya da prim borcunun ertelenmesi halinde yeni bir süre tayin edilmeyip, zamanaşımı süresinin durduğu tarih ile işlemeye devam ettiği tarih arasındaki süre, zamanaşımı süresinin hesaplanmasında dikkate alınmamaktadır.
Örnek 1- 2017 yılı Mayıs ayına ait aylık prim ve hizmet belgesinin yasal verilme süresi 23/6/2017 tarihinde sona ermektedir. İlgili belgenin süresinde verilmemesi sebebiyle hakkında idari para cezası uygulanan işverene söz konusu cezanın 8/8/2017 tarihinde tebliğ edildiği varsayıldığında, idari para cezasının ödeme süresi 23/8/2017 tarihinde sona erecektir.
Söz konusu idari para cezası borcunun tahsil zamanaşımı ise 15 günlük ödeme süresinin dolduğu günü takip eden yılbaşı olan 1/1/2018 tarihinde başlayacak ve 31/12/2027 tarihinde sona erecektir.
Öte yandan örnekte yer alan işverenin 1/5/2018 ila 31/10/2018 tarihleri arasında yurtdışında bulunması nedeniyle zaman aşımı süresi ilgili dönem aralığında duracak ve işlemeyecek olup; ilgili işverenin yurt dışından dönüş tarihi olan 1/11/2018 tarihinden itibaren duran zamanaşımı kaldığı yerden işlemeye devam edecektir. Bu durumda yeni zamanaşımı süresi 30/6/2028 tarihinde sona erecektir.
Kaynak: 2020/8 sayılı İdari Para Cezası Genelgesi · tablo ve örnekler PDF'ten metne dönüştürüldü, düzeni bozuk olabilir · metin kontrolü 07.10.2026
Bu başlıktan sorular
Bu maddeye dayanan 2 çözümlü soru var. İlk 2 tanesi kayıt gerekmeden burada.