2024/12 sayılı Genelge Başlık 19.7Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi
6183 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinde "Hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede
dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek
suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan
veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği
suretiyle yapılır. Tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi ile; bundan böyle borcunu ancak
tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde
bulundurduğu menkul malı ancak tahsil dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna
verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın bedelini tahsil
dairesine ödemek zorunda kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve beşinci fıkra hükümleri üçüncü şahsa
bildirilir. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı
amme idaresi vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligatlara elektronik
ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların elektronik ortamda
verilebilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri; amme borçlusunun hak ve alacaklarının
bulunabileceği bankaların şubelerine doğrudan veya mahallindeki tahsil dairesi aracılığı ile tebliğ
edileceği gibi Maliye Bakanlığınca belirlenecek tutarın üzerindeki alacaklar için doğrudan bankaların
genel müdürlüklerine de tebliğ edilebilir. Haciz bildirisi bankanın genel müdürlüğüne de tebliğ edilmiş
ise tüm şubelerini kapsayacak şekilde beyanda bulunma yükümlülüğü bankanın genel müdürlüğüne aittir.
Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya
haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya
alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin
kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır.
Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu
Kanun hükümleri tatbik olunur.
Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin
tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin
tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat
etmek zorundadır. Menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu maddesinde
sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebilir. Teminat, alacaklı
tahsil dairesine verilir ve haciz varakasına dayanılarak haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin
olarak çıkan anlaşmazlıklar, takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren mahkeme tarafından
çözümlenir. Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine, haksız çıktığı tutarın %10'u tutarında ayrıca
inkar tazminatına hükmedilir.
Bu Kanun uyarınca kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açıp itirazında kısmen veya
tamamen haksız çıkan üçüncü şahıs hakkında, menfi tespit davasının lehine sonuçlanması veya asıl amme
borçlusunun takip konusu amme alacağını tamamen ödemiş olması halinde, bu Kanunun 58 inci
maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Üçüncü şahıs, haciz bildirisi üzerine yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde,
alacaklı amme idaresi bir yıl içinde, üçüncü şahsın yaptığı itirazın aksini genel mahkemelerde açacağı
davada ispat ederek, üçüncü şahsın İcra ve İflas Kanununun 338 inci maddesinin birinci fıkrasına göre
cezalandırılmasını ve borçlu bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini isteyebilir.
Menkul malların aynen teslimi mümkün olmadığı takdirde değeri ödenir. Üçüncü şahısların genel
hükümler gereğince asıl borçluya rücu hakları saklıdır." hükümleri yer almaktadır.
19.7.1. Üçüncü şahıslara haciz bildirileri tebliğ edilmesi
6183 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre, hamiline yazılı olmayan veya
cirosu kabil senede dayanmayan yani devir ve temlik edilmedikçe üçüncü şahıstan başkasına intikali
mümkün olmayan alacaklar (intifa hakkı, şirket hissesi, tereke hissesi gibi her türlü haklar) ile maaş,
ücret, kira ve icra memurları tarafından fiilen haciz tutanağı düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan
üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyet olan veyahut alacak ve hakları ödemesi
gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurum ve kuruluşlar ile diğer şahıslara haciz bildirisinin tebliği suretiyle
yapılması gerekmektedir.
Tebliğ edilecek haciz bildirilerinde; üçüncü şahısların bundan böyle borcunu ancak tahsil
dairesine ödeyebileceği ve Kurum borçlusuna yapılacak ödemenin geçersiz sayılacağı veya elinde
bulundurduğu menkul malı ancak Kurumun ilgili ünitesine teslim edeceği ve malın Kurum borçlusuna
verilmemesi gerektiği, aksi takdirde Kurum borçlusuna yapılan ödemeler ile malın bedelini tahsil
dairesine ödemek zorunda kalacağı hususları ile Kanunun 79 uncu maddesinin üç, dört ve beşinci fıkra
hükümlerinin üçüncü şahıslara bildirilmesi gerekmektedir.
Haciz bildirileri, 213 sayılı Kanunun 93 ila 109 uncu maddeleri gereğince elektronik ortamda,
posta aracılığıyla veya gerekli görülen hallerde memur vasıtasıyla ya da ilan yoluyla tebliğ edilecektir.
19.7.2. Üçüncü şahısların haciz bildirilerine karşı Kuruma itirazları
6183 sayılı Kanunun 79 uncu maddesine göre gönderilen haciz bildirilerini alan üçüncü şahısların
(gerçek ve tüzel kişiler ile kurumlar); Kurum borçlusuna borcu olmadığı, haczin tebliğinden önce borcun
ödendiği, alacağın borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu, malın yedinde bulunmadığı, malın
tüketildiği veya kusuru olmaksızın telef olduğu gibi iddiaları var ise haciz bildirisinin kendilerine
tebliğinden itibaren yedi gün içinde ilgili üniteye yazılı olarak itiraz etmek zorunda olup bu zorunluluğu
yerine getirmemeleri hâlinde mal ellerinde ve borç zimmetlerinde sayılarak haklarında 6183 sayılı Kanun
hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Üçüncü şahıslara tanınan yedi günlük cevap verme süresinin hesaplanmasında cevapların elden
teslim edilmesi ya da adi posta veya diğer yollar ile gönderilmesi hâlinde Kurum kayıtlarına intikal ettiği
tarihin; taahhütlü, iadeli taahhütlü, APS veya PTT Kargo yoluyla gönderilmesi hâlinde ise postaya
verildiği tarihin esas alınması gerekmektedir.
19.7.3. Üçüncü şahısların yedi günlük süre içinde itiraz etmeleri hâlinde yapılacak işlemler
6183 sayılı Kanunun 79 uncu maddesine göre, kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü
şahsın tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde alacaklı üniteye itiraz etmesi hâlinde ünite bir yıl içinde,
üçüncü şahsın yaptığı itirazın aksini genel mahkemelerde açacağı davada ispat ederek üçüncü şahsın
2004 sayılı Kanunun 338 inci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve borçlu bulunduğu
tutarın ödenmesine hükmedilmesini isteyebilir.
Buna göre, Kurumun ve diğer kamu idarelerinin denetim ve kontrol memurları tarafından üçüncü
şahısların itirazının yerinde olmadığına yönelik ispat edici bilgi ve belgelerin tespit edilmesi hâlinde,
üçüncü şahısların itirazının iptali için bir yıllık süre içinde dava açılmasını teminen konu, hukuk
servislerine intikal ettirilecektir.
Kurum tarafından, üçüncü şahısların yaptığı itirazın iptali amacıyla açılan davanın kabul edilmesi
hâlinde, üçüncü şahsın 2004 sayılı Kanunun 338 inci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılması
talep edilecek ve hükmedilen tutarın üçüncü şahıstan takip ve tahsiline, 6183 sayılı Kanunun 55 inci
maddesine göre düzenlenecek ödeme emrinin tebliği suretiyle başlanılacaktır.
İcra takibine konu Kurum alacağının asıl borçludan tahsil edilmiş olması hâlinde, bu konuda
hukuk servislerine bilgi verilecektir.
19.7.4. Üçüncü şahısların yedi günlük süre geçtikten sonra itirazda bulunmaları
6183 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinde belirtilen yedi günlük sürede alacaklı üniteye itirazda
bulunmamaları nedeniyle "mal elinde ve borç zimmetinde" sayılarak borçlu duruma düşen üçüncü
şahısların, Kurum borçlusuna borçlu olmadıklarının tespiti için haciz bildirisinin kendilerine tebliğinden
itibaren bir yıl içinde yetkili mahkemelerde menfi tespit davası açma ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği
tarih itibarıyla Kurum borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etme imkanı
da bulunmaktadır.
Kanunun 79 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında; "…Menfi tespit davası açılması halinde
mahkemece bu Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin
durdurulmasına karar verilebilir. Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve haciz varakasına
dayanılarak haczedilir…" hükmü yer almaktadır.
Buna göre, üçüncü şahıslar tarafından Kurum borçlusuna borçlu olmadığının veya malın elinde
bulunmadığının ispatı amacıyla borçlu ve Kurum aleyhine menfi tespit davası açılması, bu şahıslar
hakkında sürdürülen takibin durdurulması için yeterli olmayıp bu konuda ayrıca mahkemenin takibin
durdurulmasına ilişkin karar vermiş olması gerekmektedir.
Mahkeme tarafından verilen icra takibinin durdurulması kararı gereğince itiraza konu haciz
bildirisinde yer alan toplam borç miktarını karşılayacak nitelikte ve Kanunun 10 uncu maddesinde
sayılan türden bir teminatın alacaklı üniteye verilmesi ve haciz kağıtlarına istinaden haczedilmesi
gerekmektedir.
Mahkeme tarafından karar verilmesine rağmen teminat gösterilmemiş olması ya da gösterilen
teminatın takip konusu alacağı karşılamaması hâlinde üçüncü şahıslar hakkında icra takip işlemlerine
devam edilecektir. Dava konusu tutarı karşılayacak nitelikte teminat gösterdiğini iddia eden üçüncü
şahsın, bu iddiasını takip işlemini durduran mahkemeye intikal ettirmesi ve gösterilen teminatın borcu
karşılayıp karşılamadığına ilgili mahkemenin karar vermesi gerekmektedir.
Diğer taraftan mahkemelerce teminat aranmaksızın veya yeterli teminat alınmaksızın takibin
durdurulmasına karar verilmesi hâlinde, teminat verilerek takibin durdurulması Kanun hükmü
olduğundan, mahkemenin bu yönde vermiş olduğu karara mahkeme nezdinde itiraz edilmesi ve yapılan
itiraz sonucunda mahkemece bu defa verilecek karar gereğince işlem yapılması gerekmektedir.
İlgili maddede, açılan menfi tespit davası sonucunda haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine, haksız
çıktığı tutarın %10’u tutarında ayrıca inkâr tazminatına hükmedileceği belirtildiğinden, mahkeme
kararlarında inkâr tazminatına hükmedilmemiş olması hâlinde, kararın temyizini teminen durum hukuk
servislerine intikal ettirilecektir.
19.7.5. Üçüncü şahıslar hakkında yürütülecek takip işlemleri
6183 sayılı Kanunun 79 uncu maddesine göre, Kurum borçlusu sayılan üçüncü şahıslar hakkında
takip işlemlerine aynı Kanun hükümlerine göre tanzim edilecek ödeme emrinin tebliği ile başlanılacaktır.
Üçüncü şahıslar tarafından ödeme emrinin iptali veya menfi tespit davası açılması hâlinde
mahkemece takibin durdurulmasına karar verilmediği sürece icra takip işlemine devam edilecektir.
Diğer taraftan, üçüncü şahıslar hakkında sürdürülen icra takip işlemlerinin durdurulmasına ilişkin
yargı kararları, asıl borçlu hakkında sürdürülen icra takip işlemlerini durdurmayacaktır.
6183 sayılı Kanunun 79 uncu maddesine göre, üçüncü şahıslar nezdinde yapılan takip sırasında
haczedilen menkul malların aynen teslimi mümkün olmadığı takdirde hacze konu malın değerinin
ödenmesi gerekmektedir. Bu durumda, üçüncü şahıs hakkında yapılacak takibin mal bedeli ile sınırlı
tutulması gerekmektedir.
19.7.6. Üçüncü kişiler nezdinde haczedilen hak ve alacakların Kurum hesaplarına
aktarılması
Kendilerine haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü kişiler nezdinde borçlunun hak ve alacağının
bulunması hâlinde, bu kişiler söz konusu hak ve alacakları Kuruma derhâl aktarmakla yükümlüdürler.
Bazı hallerde üçüncü kişiler tarafından, hak ve alacak üzerine Kurum haczinin işlendiği, bloke
edildiği ya da hak ve alacağın tahakkuk etmesine karşın ödemesinin ileri bir tarihte yapılacağı gibi
nedenler belirtilerek bu hak ve alacaklar Kuruma ödenmemektedir.
Bu durumda, üçüncü kişiler ile her türlü iletişim araçları kullanılmak suretiyle irtibata geçilerek
haczedilmiş olan hak ve alacağın Kurum hesaplarına aktarılması, ayrıca haciz bildirisinde belirtilen tutar
kadar Kurum haczinin devam ettiği, bundan böyle bildirim beklenilmeden hak ve alacakların derhâl
Kurum hesaplarına aktarılması gerektiği hususu kendilerine bildirilecektir.
Kaynak: 2024/12 sayılı 6183 Sayılı Kanun Kapsamında Kurum Alacaklarının Takip İşlemleri Genelgesi · tablo ve örnekler PDF'ten metne dönüştürüldü, düzeni bozuk olabilir · metin kontrolü 14.10.2026
Bu başlıktan sorular
Bu maddeye dayanan 7 çözümlü soru var. İlk 3 tanesi kayıt gerekmeden burada.